Kastamonu Haber | Kastamonu Sefası & Devamını Görmek için Tıklayın !


Geri git   Kastamonu Haber | Kastamonu Sefası & Devamını Görmek için Tıklayın ! > C¤ C¤ C¤ Kastamonu Forum C¤ C¤ C¤ > Kastamonu > Kastamonu
Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arcade Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et
Kastamonu Kastamonu hakkında en ayrıntılı bilgiler bu bölümde


Kastamonu Haber | Kastamonu Sefası & Devamını Görmek için Tıklayın !´e Hoşgeldiniz.
Bu Foruma yaptığınız ilk ziyaretiniz ise, Lütfen öncelikle Yardım kriterlerini okuyunuz. Forumumuzda bilgi alışverişinde bulunabilmeniz için öncelikle Kayıt olmalısınız.
Üye olmayanlar Forumumuzdan hiçbir şekilde aktivite uygulayamaz, Mesaj yazamaz, Konu açamaz, Eklenti indiremez. Forumumuzu tam anlamıyla kullanmak için Üye olabilirsiniz..

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama
  #1  
Alt 09-28-2009, 13:30
Suskun Kalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Suskun Kalp
Suskun Kalp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper MoD & Devrekani Temsilcisi
 
Standart kastamonu'nun nesi meşhur ?

 



Günümüzde marka haline gelen taşköprü sarımsağı saç dökülmesine sırt ve bel agrısına aşırı terlemeye iyi geldigi kanıtlanmıştır

Türkiye'nin sarımsak ihtiyaçının yüzde 25'lik bölümünü karşılayan Taşköprü'de geçen yıl 18 bin ton civarında olan sarımsak üretiminin, bu yıl 23-25 bin ton civarında olması bekleniyor.

Sarımsak hasat döneminin yaklaşık 2 hafta kadar sürdüğünü belirten üreticiler, hasat döneminin ardından sarımsağın 10 gün kadar tarlada kuruması için bekletildiğini söylediler. Geçen yıl ortalama 6 YTL'den alıcı bulan Taşköprü Sarımsağı üreticileri oldukça memnun ederken, bu yıl da fiyatının aynı rakamda olması bekleniyor.


Taşköprü Sarımsağı'nın hak ettiği yere kolay gelmediğini, uğrunda uluslararası festivaller düzenlenerek tanıtıldığına dikkat çeken sarımsak üreticileri, ''Bu yıl da inşallah emeğimizin karşılığını alırız'' diye konuştular


Geçmiş asırlarda, KASTAMONU 'da yaşayan bir Bey’in, güzel bir kızı varmış. Kastamonu’yu adaletli bir şekilde yöneten bu Bey kızını çok sevmekteymiş... O kadar ki, ondan ayrılığı hiç düşünmez, Onsuz hayatın çok olumsuz geçeceğini, onu görmeden yaşayamayacağını düşünürmüş.
Kız bu, Baba evinde beklemez, geleneklerimize ve göreneklerimize göre zamanı geldiğinde hem ağlar, hem de yuvasını kurar. Bey de bu gerçeği bildiği için kızıyla evlenecek olanları bir imtihana tâbii tutmaya karar vermiş. Uzun süre, bu imtihanın nasıl olması gerektiğini düşünmüş. Ama bir türlü bulamamış... Bu arada kâhyasından bir teklif gelmiş. “Bey'im sen tatlıyı çok seversin, kızını öyle biriyle evlendirelim ki, yapacağı tatlı, kızının saç telinden ince olsun. Böyle bir tatlı yapana kızını verirsin” demiş. Bu fikir Bey'in çok hoşuna gitmiş. Kastamonu ’nun dört bir yanına haberler salınmış. Haberi duyan bütün Kastamonu delikanlıları, Bey'in kızının hayaliyle başlamışlar tatlı çeşitleri yapmaya...
Bey yapılan tatlıları beğenmemiş. Abdulsamet isminde bir genç varmış. O da söz geçirememiş kalbine ve Bey'in kızını alabilmek için başlamış annesiyle helva yapmaya...
Abdulsamet Un, tere yağ ve ağdayı, (üzüm pekmezi). Bey 'in kızının aşkıyla başlar yoğurmaya, Yoğurdukça, un, tere yağ ve ağdayı, aşkla kavrulur gönlü. Aşk ateşi tel tel yapar helvayı... ve MEŞHUR KASTAMONU ÇEKME HELVASI çıkar ortaya... Bey çekme helvayı çok beyenir. Kızının saçları kadar ince, bi o kadar da lezzetli... Abdulsamet usta da kavuşur sevdiğine. Daha sonra ki asırlar da, evler de KASTAMONU ÇEKME HELVASI geleneksel olarak yapılmaya devam edilir.

Tosya’ da çeltik (pirinç) üretimine ne zaman başlandığı kesin olarak bilinmemektedir. İlçemizdeki çiftçiler yöremize has başta “sarı kılçık” ve “ak çeltik” olmak üzere maratelli, yaşar v.b. cinsi pirinç üretmektedir. 1926 yılından önce dinklerde dövülen çeltikler pirinç haline getirilmekte iken 1925 yılında Tosyalı müteşebbislerin girişimleri ile zamanın hükümetine müracaatta bulunulmuş. Sanayi Maden Bankası aracılığı ile Tosya’ da Türkiye’ nin ilk çeltik (pirinç) fabrikası kurulmuştur. 1943 yılına kadar devlet eliyle işletilen fabrikada çok sayıda işçi ve idari personel çalıştırılması nedeniyle yeteri kadar karlı olmadığından Tosya Çeltik fabrikası Sümerbank aracılığı ile yine Türkiye’ de ilk özelleştirme’ lerden olduğu söylenen satış sonrası 1943 yılında Hasan ve Fazıl BOYNER Kardeşler kolektif şirketi tarafından satın alınarak çalıştırılmaya başlanmış 37 yıl Boynerler tarafından işletilen fabrika Boynerlerin iş değişikliği yapıp İstanbul’ a taşınmaları sonucu 1980 yılında fabrikayı Kemal BÜYÜKBEKTAŞ’ a satmışlardır. Aralıksız olarak üretime devam eden fabrika, 18 Ekim 2004 tarihinde Kemalbüyük bektaş’ ın ölümü ile kapanmıştır. Varisleri tarafından satışa çıkarılan fabrika 2007 yılında Mesut güvercin tarafından satın alınmış, Türkiye’ nin ilk çeltik fabrikası olan bu değerlerin yok olmaması için fabrikaya ait tüm makineler ile ekipmanlarını ilerde sanayi müzesi yapılmak şartı ile bedelsiz olarak Tosya Belediyesine devredilmiştir.




KUYU KEBABI
KUYUNUN ÖZELLİĞİ
Lezzetli bir Kuyu Kebabı için ise sadece etin kalitesinin değil, kuyunun özelliğinin de çok önemli olduğunu vurgulayan Osman Usta, “Kuyu Kebabı'nın hazırlanacağı kuyu 2,5 metre çapında 4 metre derinliğinde, ortası geniş, dibi ve üst kısmı dar olacak şekilde ateş tuğlası ile örülerek hazırlanır. Kuyunun, çömlek şeklinde örülmesinin sebebi ise ateşin dönerek yukarıya çıkıp bütün tuğlaları ısıtması içindir” diyor.


NASIL YAPILIR?
Kebap kuyusu yakılırken genellikle çam çırasının tercih edildiğini, çıranın yüksek ısı sağlamanın yanı sıra güzel kokusuyla da kuyu kebabına lezzet kattığını belirten Taşköprü’nün meşhur kebapçılarından Osman Usta, kuyuda oluşan közlerin bir müddet sonra kürekle dışarıya alınarak kuyunun dip kısmına geniş bir tepsi içinde 2 litre kadar su konduğunu, daha sonra kuzuların demir çengellerle kuyuya sarkıtılıp, üzerinin sıkıca kapatıldığını ardından da tepsiye konan suyun kuyuya saldığı buharla kebabın yumuşak olmasının sağlandığını ve lezzetli bir kuyu kebabının kuyuda en az 1.5-2 saat beklemesi gerektiğini ifade ediyor.



KUYU KEBABI MI, BİRAN MI ? :
Taşköprü ilçemizde bu yemeğin adı Kuyu Kebabı, Kastamonu’ da ise Birandır. Aslında her iki kelime de aynı yemeği ifade ediyorsa de doğrusunun biran olduğunu, Taşköprü’lülerin kuyuda pişirilmesinden dolayı bir yakıştırma ile kuyu kebabı dediklerini düşünüyoruz. Şimdi konuyu açalım. Yemeğin iki adı vardır. Biri ilmi izaha uygun olarak, diğeri ise efsane ile süslenenidir.

İLİMİ İZAHA UYGUN ADLANDIRMA:
Biran veya Kuyu Kebabı ile sırık kebabı, tandır kebabı ve diğer bu kabil kebapların bazıları karıştırılmaktadır. Püryan veya Büryan ve bunlardan galat olarak Biran adlandırmasının en doğrusu BİRYAN olup anlamı; kızartılmış et, ateşte kızartılmış kebap veya tava, tepsi gibi şeylerde susuz olarak pişirilen yahut biraz suda pişirildikten sonra kızartılan et kebabıdır. İşte bu açıklama kuyu kebabına Biran demenin yanlış olduğunu göstermektedir. Biryan, Farsça bir isimdir. Arap Türkçesinde büryan olarak söylenir. Mastarı Biryan kerden’ dir. ( Şu lügata bkz. Ziya Sükün, Gencine-i Güftar; Steingass, Persian-English Dictionary; H.K.Kadri Türk Lügatı ) Buna göre sırık çevirme, tava veya tepside parçalanmış veya bütün konulmuş etleri kendi yağında kaynatarak kebap yapma ( Konya tandır kebabı gibi ) çeşitlerine uygun isimlendirme bu kelime ile olabilir. Kuyu Kebabında ise temizlenmiş kuzuların hiçbir kap ile temas ettirilmeksizin aşağıda açıklanacağı üzere doğrudan kızgın kuyuya sarkıtılması söz konusudur ve Taşköprü’lüler günlük hayatlarında düşünmeseler de en doğru karşılığı olan kelimeleri söylemektedirler.

EFSANELEŞMİŞ İZAH ŞEKLİ
: Taşköprü’ lü üç kafadar aralarında eğlenmek üzere İlçenin doğusunda bulunan Elekdağı’ na Yaylaya çıkmışlar. Karınları açıkınca ne yiyeceğiz telaşı içlerine düşer. Bulundukları bölgede koyunlar kuzular otluyormuş. Karar verirler ve bir kuzu alarak keserler, yanlarında tencere tava gibi pişirebilecekleri bir kapları olmadığı için kuzuyu kızartmayı düşünürler ve çam pürlerini ve kozalakları toplar biri. Pür, bir yansın püryan olur der. Neticede bu şekliyle kuzuyu kızartarak afiyetle yerler ve yemeğin adı püryan olarak kalır.




KEBABIN PİŞİRİLDİĞİ KUYU:
Küp şeklinde açılan kuyunun çapı şartlara göre değişir. Konak tipi bir evin bahçesine açılacaksa bir en fazla iki kuzuluk olmalıdır.Bu işi meslek edinen bir kebab lokantası için ise 8-10 belki daha fazla sayıda kuzunun içine rahat sallandırılabileceği genişlikte olmalıdır. Kısa bir ifade ile derinliği 2 metre, çapı ise 1,5 metreden aşağı olamaz. Kuyunun içi sarı çamur da denen ker*** toprağı ile ve ateş tuğlası kallanarak veya kolay kızmasına ilaveten sıcaklığını koruyabilecek cinsten taşlarla örülür. Kuyunun çevresinde, tuğla ile toprak arasında, bazı hallerde iki, iki buçuk metreyi bulabilecek dolgu maddesinin doldurulduğu bir kısım bulunur. Bu dolgu maddeleri arasında kum, çakıl, saman, tuğla, cam ve şişe kırıkları bulunabilir ki, bu maddeler kuyunun tavını korurlar. Kuyu örülürken orta kısmına bombe verilir ve bakınca yukarı doğru daralıyor görüntüsü hakim olur. Bu bombe, yanma esnasında ateşin yukarı gitmeyip döne döne yanmasını sağlar. Ağız kısmında kuyu halkası denen bir demir vardır ve bu demire kuzuların çengelleri takılır. En üste konan kapak etrafı saçla çevrilmiş olup tahtadandır.

KUYUNUN YAKILMASI VE HAZIRLANMASI: Yakılacağı zaman kuyuya 10-15 adet iri çam kökü çırasının yarması dikine dizilir. Çıra çok seri ve alevli yandığı için daima tercih sebebidir. Ayrıca çıranın reçinesinin kebaba ekleyeceği lezzetin de dikkate alınması lazımdır. Genelde öğlen yemeğinde yanilecek kuzular için bu yakma işlemi sabah saat 08,30-09,30 arası yapılır. Bir çengelle çıraların yananları alınır. Alınmadığı takdirde kebaba is kokusu siner ve tadını bozar. Kuyu içinde yanıcı madde kalmayıncaya kadar çengelle tek tek toplanır. Bundan sonra usta sıvadığı kolunu kuyunun içine sokarak tabını alır. Bu işlemle içeriye sarkıtılacak kuzuların kuyuda bir veya bir buçuk saat gibi ne kadar kalacaklarını ve ne sürede en iyi şekilde pişeceklerini tayin eder ki bu tamamen bir ustalık işidir. Kuyunun dibine süt tavası gibi özel bir kabı içinde su konulur. Bu su en fazla iki litre olmalıdır. Fazla olması halinde buharlaşma da fazla olur ve etler iyi pişmez. Kuzu pişmeye başlayınca kızarırken nebati yağlar bu kabın içine akar, ateşe dökülmez; böylece de kuzu yanmamış olur, ayrıca kebabın yumuşak olmasını sağlar. Bu biriken yağlı suya pirinç salınarak nefis bir pilav elde edilir ki, bölgede buna biran pilavı denir.

KUZULARIN HAZIRLANMASI, ETLEME: Kebab için altı aylık, bazı hallerde daha küçük kuzular kullanılır. Bazı yerlerde tercihen yapılmakla birlikte Taşköprü’de oğlak ( keçi ) kebabı yapılmaz, tamamı kuzudur. Oğlak kebabı daha çıtır olsa da yendikten sonra vereceği rahatsızlık bakımından burada tercih edilmez. Sabah 09,00 da mezbahadan etler gelir, kuzular yıkanmadan gögüsleri ve sırtları yarılır. Kargas olarak gelen etler, sadece hortumla su tutularak temizlendikten sonra, kuyruk sokumuna kadar omurilik düzgün bir şekilde aşağıya kadar yarılır ki bu illem kuzuların kuyudan çıkartıldıktan sonra rahat parçalanmasını sağlar. Gerdanın iki yanına bıçakla delik açılır, ağaç çubuk ile gerdanların parçaları bağlanarak tekrar birleştirilmiş olur. Arka çatıdan çengel takılarak kuyunun bileziğine takılır. Pişme olayının daha iyi olması için ön bacaklardan arkaya doğru takılacak ve kuyunun bileziğindeki çengele takılacaktır. İşte bu işleme ETLEME denir. Sarkıtılan kuzuların üzerine kuyunun kapağı kapatılır ve çamurla sıvanır.

KAPAĞIN AÇILMASI: Tavına göre, kuzular içeride bir buçuk saat, bir saat kırbeş dakika veya iki saat gibi bir süre kaldıktan sonra, sıra kapağının açılmasına gelmiştir. Kurumuş çamurlar kaldırıldıktan sonra tahta kapak birkaç defa açılıp kapatılır. Kuyunun ağzı ile kapak arasına yumruk kadar bir taş konur. Böylece kuyunun havası alınmış olur ve eriyikler yavaş yavaş tavaya akar. On-Onbeş dakika sonra tekrar açılır ve kebap olmuş kuzular çıkartılarak servise sunulur.



KUYU KEBABININ TARİHÇESİ Abdurrahman KESİCİ 1859 yılında Kırım –Bahçesaray’da doğan, Kurtnazaroğulları lakabı ile tanınan ailenin çocuğudur. 93 Harbi olarak bilinen Osmanlı-Rus Savaşından sonra Taşköprü’ye yerleşmiştir. Osmanlı padişahlarından Sultan Hamit’in yanında maiyet çavuşu olarak askerlik yapan Abdurrahman KESİCİ kuyu kebabını Taşköprü’de ilk kez yapan kişidir. Abdurrahman KESİCİ’nin torunu Orhan KESİCİ’nin ifadesine göre, kuyu kebabı Anadolu’ya Taşköprü’den yayılmıştır. Rivayete göre askerlik görevi için Taşköprü’ye gelen veya Taşköprü’den giden kişiler tarafından farklı yörelere taşınmıştır. Günümüzde Taşköprü ilçe merkezinde Orhan KESİCİ, Ahmet KESİCİ, Ateşoğulları, Kasap Ömer, Çayırcıklı Ata ARSLAN ve İsmail ARI tarafından kuyu kebabı yapılmaktadır. Ayrıca Alatarla olarak bilinen Germeç beldesinde de yaygın olarak kuyu kebapçılığı yapılmaktadır.

Afiyet Olsun...



__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Konu iLkaY ReiS tarafından (01-24-2011 Saat 23:36 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
Bu msj için Teşekkür ettiniz >> Suskun Kalp Adlı Üyemize
 (08-27-2010)

5 Tane Son konusu by Suskun Kalp isimli Üyemizin
Konu Başlığı Forum Son Cevaplayan Cevaplar Görüntüleme Last Post
Suskun olmamın sebebi var Aşk Şiirleri 1 499 02-15-2013 00:25
Ben Öldüğümde Aşk Şiirleri 4 462 02-10-2013 23:39
Kuşkara Kastamonu Merkez Köyleri 0 725 02-24-2012 14:33
Kuzyaka Kastamonu Merkez Köyleri 0 517 02-24-2012 14:32
Küçüksu Kastamonu Merkez Köyleri 0 485 02-24-2012 14:30

  #2  
Alt 09-29-2009, 01:13
iLkaY ReiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iLkaY ReiS
iLkaY ReiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
İstanbuL Temsilcisi
 
Standart

 
güzel çalışma emginize saglık

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Bize ulasmak için adresimiz Kastamonusefasi@hotmail.com
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 09-29-2009, 19:31
iLkaY ReiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iLkaY ReiS
iLkaY ReiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
İstanbuL Temsilcisi
 
Standart

 
etli ekmek , kır pidesi ,lokma tatlısı ,pastırması bunlar biraz gizli kalmıstır

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Bize ulasmak için adresimiz Kastamonusefasi@hotmail.com
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 09-29-2009, 23:31
iLkaY ReiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iLkaY ReiS
iLkaY ReiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
İstanbuL Temsilcisi
 
Standart

 
evet bak onuda unuttum

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Bize ulasmak için adresimiz Kastamonusefasi@hotmail.com
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 09-29-2009, 23:40
iLkaY ReiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iLkaY ReiS
iLkaY ReiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
İstanbuL Temsilcisi
 
Standart

 
öyle yemeklere girildigi zamn cok cıkar mesela ben otlu pilava bayılırım bulgurdan yapılır içine ebegümeci dediğimiz ot katılır yogurtla süüper olur

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Bize ulasmak için adresimiz Kastamonusefasi@hotmail.com
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-30-2009, 00:02
iLkaY ReiS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
iLkaY ReiS
iLkaY ReiS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
İstanbuL Temsilcisi
 
Standart

 
olur iyi fikir birazdan acayım ben hemen sen arastırmaya basla

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın

Bize ulasmak için adresimiz Kastamonusefasi@hotmail.com
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-30-2009, 00:14
admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
admin
admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Web Master
 
Standart

 
acıldı

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 09-30-2009, 14:15
Suskun Kalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Suskun Kalp
Suskun Kalp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper MoD & Devrekani Temsilcisi
 
Standart

 
tabiki haklısınız ama ben konular yemek üzerine deil merka haline gelmiş ve tek katamonu ya ait yiyecekler onun için yer verdim dahasıda gelecek işallah

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 10-05-2009, 22:09
Suskun Kalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Suskun Kalp
Suskun Kalp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper MoD & Devrekani Temsilcisi
 
Standart

 
kuyu kebabı en başta ama araştırmam lazım iyice

__________________
Sitemize üye olup yorum yazmak için Tıklayın
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05-27-2010, 00:04
dijle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dijle
dijle isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

 
insanin cani cekiyor.simdi olsada yesek.ellerine saglik

Alıntı ile Cevapla
  #11  
Alt 05-27-2010, 00:17
Bülent Eryılmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bülent Eryılmaz
Bülent Eryılmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Admin
Kastamonu Temsilcisi
 
Standart

 
Paylaşım için teşekkürler

__________________
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 08-27-2010, 17:10
Aydos37 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Aydos37
Aydos37 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Süper Mod
 
Standart

 
Emeğinize sağlık paylaşım için teşekkür ederim.

__________________
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 10-29-2010, 00:40
Pınarbaşı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Pınarbaşı
Pınarbaşı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

 
uyyyyyyyyyy bandırmamızı unutmuşsunuzzzz

Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 10-29-2010, 14:31
selami inan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
selami inan
selami inan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onursal Üye
 
Standart

 
kuyu kebabı kesinlikle kastamonu nundur başka sahiplenenler var ama gerçek kastamonundur tirit ide unutmayalım adına türküler yakılmış

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 10-30-2010, 14:26
SuLTaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
SuLTaN
SuLTaN isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Standart

 
bencede bandırmaaaaaaaaa

Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla


Konuyu Toplam 2 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 2 Misafir)
 
Seçenekler Arama

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Site Ekle | Site Ekle |

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:33 .